PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yüz felci ameliyatlarıyla hem fonksiyon hem de yaşam kalitesi yeniden kazanılabilir
REKLAM/ADVERTORIAL
14 Ocak 2026 Çarşamba 11:11

Yüz felci ameliyatlarıyla hem fonksiyon hem de yaşam kalitesi yeniden kazanılabilir

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ile El Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Nasır, yüz felcinin yalnızca mimik kaybına yol açan estetik bir sorun olmadığını; konuşma, yeme, göz kırpma ve duygusal ifade gibi hayati fonksiyonları etkileyen ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirtti.

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ile El Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Nasır, yüz felcinin yalnızca mimik kaybına yol açan estetik bir sorun olmadığını; konuşma, yeme, göz kırpma ve duygusal ifade gibi hayati fonksiyonları etkileyen ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirtti. Yüz felcinin doğuştan ya da sonradan gelişebildiğini ifade eden Prof. Dr. Nasır, doğru tanı ve uygun cerrahi planlama ile hastaların hem fonksiyonel hem de psikolojik açıdan önemli kazanımlar elde edebildiğini vurguladı.

Yüz felcinin en sık nedenleri arasında yüz siniri hasarları, doğumsal anomaliler, travmalar, tümörler, enfeksiyonlar ve bazı cerrahi girişimler yer alıyor. Felcin süresi ve şiddetine göre tedavi seçeneklerinin değiştiğini belirten Prof. Dr. Nasır, özellikle ani gelişen yüz felçlerinde ilk üç haftayı kapsayan akut dönemin kritik olduğuna dikkat çekti. Bu dönemde uygulanan steroid tedavisi, antiinflamatuar ilaçlar, sıcak uygulama ve soğuktan kaçınma gibi yöntemlerle yüksek oranda iyileşme sağlanabildiğini, ancak bu tedavilere yanıt alınamayan vakalarda yüz sinirinin geçtiği kemik kanalın cerrahi olarak gevşetilmesi gerekebileceğini söyledi.

Bazı hastalarda yüz felcinin akut dönem geçtikten sonra fark edilebildiğini belirten Prof. Dr. Serdar Nasır, bu durumda tek başına fasiyal sinir dekompresyonunun yeterli olmayacağını ifade etti. Akut dönemi geçmiş ancak 6 ayı aşmamış vakalarda “babysitter” ameliyatının uygulandığını belirten Prof. Dr. Nasır, bu yöntemde dil siniri ya da boyun kaslarını çalıştıran bir sinirin yüz siniriyle birleştirilerek yüz kaslarının canlılığının korunduğunu ve yeniden çalışmasının sağlandığını söyledi.

Yüz felcinin 1–1,5 yıl ve üzerindeki geç dönemlerinde ise kasların geri dönüşümsüz olarak hasarlandığını ifade eden Prof. Dr. Nasır, bu hastalarda kas naklinin gerekli olduğunu belirtti. Klinik tecrübesine dayanarak en etkili yöntemin, bacağın iç yüzünden alınan grasilis kasının inceltilerek dudak ve burun kenarına yerleştirilmesi olduğunu vurguladı. Nakledilen kasın sinirinin çiğneme kası sinirine dikilmesiyle güçlü bir kas aktivitesi elde edildiğini, başarılı vakalarda 6–8 ay içinde hastaların yüz ifadelerinin sosyal hayata uyum sağlayacak düzeye ulaştığını söyledi.

Uzun süreli yüz felçlerinde fonksiyon kaybına ek olarak yüz asimetrisinin de hastaları psikolojik açıdan olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Nasır, yüz felci cerrahisinin estetik ve rekonstrüktif açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. Amaçlarının yalnızca yüzü simetrik hale getirmek değil; hastanın gülümsemesini, gözünü kapatabilmesini ve doğal yüz ifadelerini yeniden kazandırmak olduğunu dile getirdi.

Yüz felci tedavisinde zamanlamanın belirleyici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serdar Nasır, erken dönemde yapılan cerrahi müdahalelerin sinir iyileşmesini desteklediğini, geç dönemde ise fonksiyon kazandırmaya yönelik farklı cerrahi tekniklerin uygulandığını belirtti. Her yüz felci vakasının kendine özgü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nasır, bu nedenle standart bir ameliyattan söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Tedavinin multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nasır, plastik cerrahinin yanı sıra nöroloji, kulak burun boğaz ve fizik tedavi uzmanlarıyla yapılan iş birliğinin başarıyı artırdığını söyledi. Ameliyat sonrası dönemde uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyonun da en az cerrahi kadar önemli olduğunu vurguladı.

Son olarak yüz felcinin kader olmadığını belirten Prof. Dr. Serdar Nasır, gelişen cerrahi teknikler sayesinde yüz felci hastaları için umut verici çözümler sunulabildiğini ifade etti. Doğru zamanda uzman bir ekip tarafından değerlendirilmenin ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git