PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Akciğer kanserinde erken tanı ve cerrahi tedavi yaşam süresini belirleyici oluyor
REKLAM/ADVERTORIAL
13 Ocak 2026 Salı 10:30

Akciğer kanserinde erken tanı ve cerrahi tedavi yaşam süresini belirleyici oluyor

Akciğer kanserinin en önemli risk faktörünün sigara kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, aktif sigara içiciliğinin yanı sıra pasif sigara dumanına maruz kalmanın da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, akciğer kanserinin dünya genelinde ve ülkemizde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, hastalıkla mücadelede erken tanının ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Gelişen tanı yöntemleri ve cerrahi teknikler sayesinde akciğer kanserinde geçmişe kıyasla çok daha başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti.

Akciğer kanserinin en önemli risk faktörünün sigara kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, aktif sigara içiciliğinin yanı sıra pasif sigara dumanına maruz kalmanın da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. “Bununla birlikte hava kirliliği, mesleki maruziyetler, genetik yatkınlık ve bazı kronik akciğer hastalıkları da akciğer kanseri riskini artırabilir” dedi.

Hastalığın erken evrelerinde çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, düzenli kontrollerin önemini vurguladı.

Akciğer kanserinin belirtileri arasında uzun süren öksürük, balgamda kan, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve açıklanamayan kilo kaybının yer aldığını belirten Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, bu şikâyetlerin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. “Özellikle sigara öyküsü olan bireylerde bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” dedi.

Tanı sürecinde akciğer tomografisi, PET-CT ve bronkoskopi gibi ileri görüntüleme ve tanısal yöntemlerin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, kesin tanının patolojik inceleme ile konulduğunu ifade etti. “Doğru evreleme, tedavi stratejisinin belirlenmesinde kritik rol oynar. Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz” açıklamasında bulundu.

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahinin, özellikle erken evre hastalarda en etkili yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, “Tümörün cerrahi olarak tamamen

çıkarılması, hastaya uzun süreli yaşam şansı sağlar” dedi. Günümüzde kapalı cerrahi yöntemler ve minimal invaziv teknikler sayesinde ameliyatların daha konforlu hale geldiğini, hastaların daha hızlı iyileştiğini ve günlük yaşama daha kısa sürede dönebildiğini belirtti.

Cerrahi tedavinin her hastada tek başına yeterli olmayabileceğini ifade eden Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi gibi onkolojik tedavilerin multidisipliner bir yaklaşımla planlandığını söyledi. “Göğüs cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, göğüs hastalıkları ve radyoloji uzmanlarının birlikte çalışması, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır” dedi.

Akciğer kanserinden korunmada en etkili yöntemin sigaradan uzak durmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, sigarayı bırakmanın her yaşta fayda sağladığını belirtti. Ayrıca risk grubundaki bireylerde düşük doz bilgisayarlı tomografi ile yapılan taramaların, erken tanıda önemli rol oynadığını ifade etti.

Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, akciğer kanserinin günümüzde çaresiz bir hastalık olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Erken tanı, doğru cerrahi ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde akciğer kanseriyle mücadelede önemli ilerlemeler kaydediyoruz. En önemli adım, belirtileri göz ardı etmemek ve düzenli kontrolleri ihmal etmemektir.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git